Doktor Begüm Aydoğan ve ailesi örnek alınması gereken hayvanseverlerden, çünkü onlar sadece bu yazımda bahsedeceğim evlerinde baktıkları kedilere değil çevrelerinde bulunan tüm hayvanlara yardımcı olmaya çalışıyorlar. Begüm'ün hayatına giren ilk kedi olan siyam cinsi Pedro hala onun için ayrı bir yerde. Pedro, Begüm'e 1997 yılında doğum günü hediyesi olarak geliyor ve beraber geçirdikleri 13 yıl boyunca onun en yakın dostu oluyor. Pedro adeta "insanmışçasına" Begüm'ün dertlerini dinliyor, ağladığında gözünün yaşını siliyor. O kadar anlayışlı ve sevecen bir kediymiş ki Pedro, Begüm ve annesinin iyileştirmek için eve getirdikleri Alman kurdunu bile hasta yatağının başında beklemiş. 13 yaşında diyabet rahatsızlığından "melek" olduğunda Begüm'ün ve ailesinin hayatında hiç kapanmayacak bir boşluk bırakmış.Pedro 12 yaşındayken, gece nöbetinde çalıların arasında bir kedi ağlaması duyuyor Begüm. Yanına gittiğinde henüz gözleri açılmamış sarmal bi yavru görüyor. Eline ağdığında yavru önlüğünü emmeye başlıyor. Begüm onun bu haline dayanamayıp nöbet bitiminde evine götürürüyor bu miniği, ismini de "Boncuk" koyuyor. En sevdiği yiyecek zeytin olan bu oğluş kısa sürede iyi bir bakımla tosun bir kedicik oluyor.
Pedro'nun kediler cennetine gidişinin ardından, Boncuk'a bir arkadaş geliyor. Evin 2 numaralı kedisi olan "Pon Pon", Begüm'ün bir hastasının eşi tarafından sokaktan kurtarılıyor fakat eşinin özel durumu nedeniyle onu sahiplenecek yeni bir aile aramaya başlıyorlar. Pon Pon'u gören Begüm dayanamıyor ve onu eve Boncuk'a arkadaş olarak götürüyor. Daha 1 yaşında olan bu güzel kız, domates hastası. Şayet yemekte domates varsa, Pon Pon kendisine ayrılmış olan özel sandalyesinde yerini alıp afiyetle bir güzel domatesini yemek için can atıyor.
Evin 3 numarası unvanını ise Hatice elde ediyor. Soğuk geçen bir kış günü Begüm'lerin kapısına sığınıyor bu şirinlik muskası. Hatice'ye bir müddet dışarıda bakılıyor ancak bir gün soğuktan hapşırır ve titrer halde kapıyı tırmalamaya başlayınca, evlerine sığınan bu miniği bir kaç günlüğüne de olsa evde bakmak için içeriye alıyorlar. Giriş o giriş, Hatice de ailenin bir parçası oluveriyor.
Sıcacık bir yuvanın içinde yaşayan hem de farklı karakterlere sahip bu üç kedi zamanla sımsıkı dost oluyorlar. Önceleri biraz yadırgıyorlar yeni gelen aile üyesini ama sonraları beraber uyuyacak kadar yakınlaşıyorlar. Sadece bazı zamanlar evin tek erkek kedisi olan Boncuk'un peşinden bir rekabete giriyor evin çapkın bayanları. Begüm, kedilerin bilinenin aksine nankör olmadığını, her hayvanla duygusal bir bağ kurulabileceğini ifade ediyor. Begüm çalıştığı hastanede ve oturduğu mahallede tüm minik dostların meleği olmaya devam ediyor. Boncuk, Pon Pon, Hatice ve daha nice minik, Begüm ve ailesinin hayatını daha güzel ve anlamlı kılmaya devam ediyor.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder